kontamine| Jikook

kontamine| Jikook

  • WpView
    Reads 6,977
  • WpVote
    Votes 906
  • WpPart
    Parts 18
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Apr 10, 2026
Park Jimin, tezi için okulun en ulaşılamaz, en sistematik ve en baskın alfası Jeon Jungkook'u "denek" olarak seçtiğinde, bunun sadece kağıt üzerinde kalacak bir analiz olacağını sanıyordu. Jungkook'un her adımını, her nefesini ve her feromon değişimini not alırken tek bir kuralı vardı: Görünmez kalmak. Ancak Jeon Jungkook, izlendiğini anladığı an oyunun kurallarını değiştirdi. Jimin'i kendi güvenli kütüphanesinden çıkarıp kaotik tıp dünyasına, ameliyathanelerin soğukluğuna ve partilerin gürültüsüne davet etti. Artık Jimin bir gözlemci değil, deneye dahil olmuş bir değişkendi. Saf veriler duygularla kirlendi, steril mesafeler ihlal edildi. Deney artık kontamine olmuştu.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • SENDE SAKLI HİSLERİM|texting
  • Nazar Eyle
  • KOCAMI AYARTIRKEN
  • Uyumsuz (mahalle kurgusu)
  • Yağmurları Sev | Gerçek Ailem
  • ÇAKMA MAFYA//TEXTİNG
  • İLK ÖPÜCÜK || TEXT
  • KANLI AŞK//TEXTİNG
  • KUYU (+18)

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines