UROBOROS: İLK GÜNAH

UROBOROS: İLK GÜNAH

  • WpView
    LECTURES 24
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Chapitres 12
WpMetadataReadEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication sam., mars 14, 2026
WpInfo
Fiction
Fantasy
Gökyüzü yırtılıp dünyamız binlerce gezegenin oluşturduğu acımasız bir kozmik kümeye sürüklendiğinde, insanlık besin zincirinin en altına düştü. Hayatta kalmak için evrimleşmek zorundaydık. Sağ akciğerimizi feda edip, yerine o zehirli kozmik havayı kaba bir güce dönüştüren "Mana Kalbi"ni inşa ettik. Artık herkesin hayatta kalmasını sağlayan tek bir yeteneği vardı. Ancak bu yeni evrenin asıl dehşeti biz değildik; kuralları hiçe sayıp manaya doğrudan hükmeden, yoktan yetenekler var eden "Melezler"di. Ve tüm evren (Pakt), bu sözde yarı tanrıları yok etmek için birleşti. Tozlu yeraltı arşivlerinde unutulmuş bir memur olarak çalışan genç bir çocuk için melezler, anne ve babasını elinden alan canavarlardan ibaretti. O, dünyayı kurtaran kahraman bir Pakt askerinin oğluydu ve en büyük gururu, kurallara uyan sıradan bir insan olmaktı. Ta ki kendi göğsündeki o zayıf kalp, yasaklı bir ritimle atmaya başlayana dek. İnandığı tüm tarihin bir yalan olduğunu fark ettiğinde; av ile avcı yer değiştirecek, hayatta kalmak için en nefret ettiği şeye dönüşmek zorunda kalacak. Başlangıç, sonun ta kendisidir.
Tous Droits Réservés
#33
karanlıkfantezi
WpChevronRight
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives du Contenu