Bakıcı

Bakıcı

  • WpView
    Reads 504
  • WpVote
    Votes 25
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jul 8, 2026
Bana yanaşmak üzereyken, "Gitmelisin," dedim. "Hatta... ikimiz de gitmeliyiz." Bakışlarım yeniden merdivenlere yöneldikten sonra tekrar Rüzgar'a baktım ve kısık sesle bağırarak, "Görmedin mi?" diye sordum, "az önce yakalanabilirdik! Ya orada biri varsa? Ve bizi duyduysa?" "Tamam o zaman..." bileğimden tutup beni merdiven arasındaki boşluğa doğru sürükledi, duvara yapıştırdı ve ellerimi havaya kaldırarak beni sıkıştırdı. Bakışları az öncekinden bile daha tutku doluydu ve daha ne kadar süre kendime engel olabileceğimi bilmiyordum. "O zaman biz de odana çıkarız, ne dersin?" dudaklarını kulağıma sürtünce başımı zevkle geriye attım. "Böylelikle kimse bizi görmek zorunda kalmaz..." kulağımın arkasına yumuşak bir öpücük kondurdu. "Sessiz olacağıma dair söz veriyorum." "Kes şunu..." desem de ses tonum asla durmasını istiyor gibi çıkmıyordu. Davranışlarım ise... tamamen ona teslim olmuş durumdaydı.
All Rights Reserved
#29
yazar
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • İLK ÖPÜCÜK || TEXT
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • EX'İM Mİ? / Text
  • EŞİM DOSTUM
  • TAKINTILI MAFYA
  • Cömert Abi / Texting
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • Halısaha |texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines