new page - Barış Alper Yılmaz
Barışın yeni menajeri yıllar önce red yediği Sahra olur.
"Engel mi? Sen benim nefesimsin Sahra, ne engeli? Eğer istersen gitmeyiz, burada kalırız. Sözleşmeyi falan yırtıp atarım..."
"İşte bu yüzden bitmesi gerekiyor!" diye bağırdı Sahra, ilk kez kontrolünü kaybederek. "Benim için kariyerini yırtıp atacak kadar zayıfsın Barış! Ben böyle bir adam istemiyorum. Ben zirveye koşan, gözü hiçbir şeyi görmeyen o hırslı çocuğu seviyordum. Ama o çocuk benim dizimin dibinde oturmak istiyor. Bizden olmaz."
Barış, Sahra'nın gözlerindeki o yapay soğukluğu gördü ama arkasındaki acıyı fark edemeyecek kadar yaralanmıştı. "Bana bak Sahra," dedi, sesi bu sefer derinden geliyordu. "Eğer şimdi bu yağmurun altında beni bırakıp gidersen... Bir gün o zirveye çıktığımda, etrafımdaki binlerce kişi ismimi bağırırken bile ben sadece senin o günkü sessizliğini duyacağım."