Alevlerin kızıllığı onun öfke ve gözyaşı dolu gözlerini parlatırken rüzgardan saçları yüzünün yarısını da kapatıyordu.İsmail bir kere daha ona kızmak yerine aşık olmuş ama yine içine atmıştı.
"İntikam soğuk yenur derler ama ben sıcak severum..bir daha ne kardeşimle ne de benle uğraşma iso verdiğin sözü tut! Bende seni sözünün adamı sanaydım..Bundan sonra benim kardeşime bir şey edersen bende her seferinde senin aklına gelmeyecek her şeyi yaparum adam bile öldürürüm..daha fazla acımu deşme benim."
"Abi?"
"Bırak gitsin yine yaptı leylalığını"
Leyla arkasını dönüp alevlerin arasından uzaklaşırken sağ kolu olan adam ondan bir emir beklemiş ama tahmin ettiği gibi yine vermemişti.Yüzünü ovuşturarak eve geri gidip kendini koltuğa atmış bir süre kalbinin sakinleşmesini beklemişti.Eli kalbinin üstünde ritmini vücudunun her yerinde hissederken aklındaki o görüntü yüzüne zaman geçtikçe daha fazla hızlanıyordu.
Derin nefes alıp kilitli çekmeceyi açıp birbirine sarılı iki çocuğun fotoğrafını çıkartmıştı.
"Biz ne ara böyle olduk be leylam?..Biz bunu mu hak ediyorduk gerçekten."
~~~
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Siz: Doktor Bey?
Siz: Sizi görünce hızlanan kalbim için
Siz: Ne diyorsunuz?
Civanım: Kalp doktoru olmadığımı
Siz: Tüh şansa bak
Siz: Bende tam da öyleyim
çıtttır çerezliktir (inşallah)