Enerjilerin insanların kader yolculuğunu ve hayat çemberlerini belirlediği A/B/O düzeninde, herkes kendi rengini ancak ergenliğinin eşiğinde keşfedebilir. Bu doğal döngü, yüzlerce yıldır hiç değişmeyen bir kural gibidir; kimse enerjisini erkenden açığa çıkartamaz, kimse çemberini zamanından önce gösteremez.
Ta ki Lee Felix ana rahmine düşene kadar.
Felix'in dünyaya gelişi, sesiz bir mucizenin patlayışı gibidir. Daha gözlerini açtığı ilk anda, karanlık kahverengi gözlerinin ardında saklanan enerji dışarı taşar. Normalde görülmesi imkansız olan çemberi, etrafındaki herkese tek bir parlama ile kendini gösterir: Altının en saf, en parlak tonu.
Bir omega için tahayyül edilemeyecek kadar güçlü, yüz yıllardır kayıtlara geçmemiş istisnai bir enerji.
Felix'in bu olağanüstü doğumu sadece ailesini değil, tüm bölgeyi şoka uğratır. Çünkü, çemberi bu kadar erken açılan biri, tarihin akışını değiştirme potansiyeline sahip demektir. Altının ışığı onun etrafına yayılırken, insanlar ona bakıp aynı şeyi fısıldamaya başlar: ''Golden Brown.''
All Rights Reserved