KAYBOLAN GECE

KAYBOLAN GECE

  • WpView
    Reads 70
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Mar 21, 2026
Bu kitap, gerçek hayatta yaralarından kaçıp kitaplara sığınanlara ithafendir... Bazı geceler vardır... sabah olsa bile bitmez. Benimki de öyle bir geceydi. Herkes o gecenin bittiğini sandı. Herkes her şeyin geride kaldığına inandı. Ama yanıldılar. Çünkü bazı geceler takvimde kalmaz. İnsanın içinde kalır. Ve ben... o geceden hiç çıkamadım. Hatırlamıyorum. Ya da hatırlamak istemiyorum. Hangisi daha kötü, emin değilim. Bazen bir ses duyuyorum. Çok uzaktan. Çok eskiden. Ama aynı zamanda... tam kulağımın dibinde. "Yapma." Tek bir kelime. Ama içimde bir şeyleri yerinden oynatmaya yetiyor. Kalbim hızlanıyor. Nefesim daralıyor. Ve sanki... bir şey olacakmış gibi hissediyorum. Ama olmuyor. Ya da olmuş bir şeyin yankısı bu. Bilmiyorum. Bilmek de istemiyorum. Çünkü bazı şeyleri hatırlamak... insanı iyileştirmez. Paramparça eder. İnsanlar bana bakınca ne görüyor bilmiyorum. Sessiz biri mi? Soğuk biri mi? Yoksa sadece kendi halinde birini mi? Fark etmez. Çünkü gördükleri kişi ben değilim. Ben... o gece kaldım. Geriye kalan sadece bir kabuk. Ve o kabuğun bir adı var artık. Gece.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines