"Adalet, göz göze geldiğinde doğar."
Tiranya'nın karanlık başkenti Karthora'da adalet, "Tiranya'nın Vicdanı" denilen sahte bir sistemin soğuk metinlerinde boğulmuştur. Mahkemeler emirle çalışır, polisle mafya aynı sofraya oturur; kadınların ve çocukların çığlıkları ise dosya numaralarına dönüşüp arşivlerde çürür.
Bu şehirde, kaybolan seslerin yerine kendi yeminini koyan gizli bir örgüt yükselir: Medusalar Birliği. Önce mağdurları korumak için doğarlar; sonra, kim olursa olsun yardıma ihtiyaç duyanı savunmaya başlarlar. Her infazdan sonra bir Medusa heykelciği bırakırlar; duvarlara gece yarısı cümleler kazınır, sokaklar bir uyarı fısıldar: "Göz göze gelirsek, taş kesilirsin." Birliğin iz bırakmayan suikastçısı Nisara, adaleti intikamla sınayan keskin bir bıçak gibidir. Karşısında ise satın alınamayan, kanunun değil gerçek adaletin peşindeki polis Kael vardır. Birlik, tarihinin en riskli kararını alarak Kael'i aralarına çağırdığında, Karthora'nın dengesi yerinden oynar. İkisinin arasında, "hangi adaletin" bu şehri kurtaracağına dair bir savaş başlar: Birinin adaleti, diğerinin günahıdır.
Peşlerinde ise topal adımıyla her gölgeyi koklayan takıntılı komiser Gregor Tanar var. Dosyaları kapatan bir düzenin bekçisi, fakat aynı zamanda Medusaların ateşini söndürmeye ant içmiş bir avcı. Karthora'da artık tek bir soru yankılanıyor: Yasa mı vicdanı diz çöktürecek, yoksa vicdan mı yasayı yeniden yazacak?
Medusalar Birliği; karanlığı yaran bir başkaldırı, suskunluğu parçalayan bir roman serisi. Bu şehirde kimse masum kalamaz; ama bazıları doğru kalmayı seçer.
جميع الحقوق محفوظة