"Çakır abi, hoş geldin!"
"Hoş bulduk Lavin," dedi. Poşetlere bakarak, "Ne aldın?" dedim. "Sana pasta aldım, çikolatalı," deyince boynuna sarılıp, "Birtanesin yüzbaşı!" dedim.
"Kızım boğdun beni, geç içeri bir," deyince birlikte mutfağa geçtik. Poşetleri tezgaha koydu. "Eee, sen ne yaptın?"
"Şey... Çorba ve salata yaptım. Bir de Nebahat teyze sarma yapmıştı dün, onlar var."
"Tamam, ben üstümü değiştirip geliyorum," deyince ben de sofrayı hazırladım. Çakır abi, siyah atlet tarzı bir üst ve eşofmanla geldi. Sofraya oturup çorbayı içmeye başladı. "Güzel," dedi mutlulukla. Ben de çorbayı içince yüzümü buruşturdum. "Iyyy, nesi güzel Çakır abi? İçme, zehirlenirsin!" deyip önünden alacakken izin vermedi.
"Bırak, güzel," deyip kafasına dikti. Şaşkınlıkla bakakaldım. Çok kötü olmuştu, "Niye içtin?" dediğimde, "Bence çok güzeldi," deyip sarma ve salatayı yemeye başladı. Kocaman domatese bakıyordu; bana bakıp, "Biraz küçük mü?" deyince ikimiz de kahkaha attık.
Yemekleri yiyip mutfağı birlikte toparladık. Film tabaklarını da hazırlayıp salona geçtik. "Eee, nasıl bir film olsun?" deyince, "Romantik komedi," dedim.
O ise, "Yok, aksiyon olsun," dedi.
"Hayır, romantik komedi olsun!" dedim.
Çakır abi, "İyi, tamam," diye mırıldanarak yanıma oturdu. Film güzel geçiyordu. Kendi pastam bitmişti ama onunki hâlâ duruyordu. 'Bu adam niye bu kadar yavaş yiyor ya?' diye düşündüm. "Salak Lavin, sen sanki kıtlıktan çıkmış gibi yiyorsun," dedim içimden..
Çakır abi'ye biraz daha yanaştım. Bana bakıp, "Ne yapıyorsun Lavin?" deyince, "Şey... Pasta," dedim. Bir bana, bir benim boş tabağıma, bir de kendi tabağına baktı.
"Yuh kızım, elektrikli süpürge gibisin!" deyip tabağını bana verdi.
"Teşekkür ederim, iyi ki varsın yüzbaşı!" diyerek onun pastasını da yedim. Filmin en heyecanlı yerinde, tam çocuklar
All Rights Reserved