İsimsizler Timi

İsimsizler Timi

  • WpView
    Reads 18
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Apr 28, 2026
Bu hikâye bir kurgu olabilir. Ama içindeki acı, bekleyiş ve yarım kalan hayatlar gerçektir. Her şey bir emirle başlar. Bir görev verilir, bir tim hazırlanır. Ama hiçbir emir, geride kalanların yükünü anlatamaz. Bazı insanlar vardır... isimleri bilinmez, yüzleri hatırlanmaz. Ama onlar, birilerinin hayatı yarım kalmasın diye kendi hayatlarını yarım bırakır. Bu satırları yazarken şunu anladım: Kahramanlık, her zaman zaferle ölçülmez. Bazen en büyük kahramanlık... geri dönememektir. Onlar görevlerini yaptı. Kimisi döndü. Kimisi yarım kaldı. Eğer bu hikâyede bir yerde durup nefes aldıysan, bir karakterin acısını içinde hissettiysen... artık sen de bu yükü biliyorsun. Çünkü bazı hikâyeler mutlu sonla bitmez. Ama asla unutulmaz...
All Rights Reserved
#514
askeriye
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • KAN BEDELİ
  • Sancak
  • YAMAÇTA'Kİ EKİN
  • Kayıp Bordo Bereli
  • sürücü kursu | texting
  • Ay Işığı | Gerçek Ailem
  • AVCI VE KURT
  • Zambakların Gölgesinde
  • Tacitus: Sessizliğin Kaydı

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines