"Müzik asla yalan söylemez Xiaoxi. Sen ise, o melez aksanınla ve parıltılı masumiyetinle, BTS'in mirasına sürülmüş koca bir yalansın."
Min Yoongi'nin dünyasında griye yer yoktu. Onun için ya kurşun geçirmez bir zırhtın ya da o zırhı delen bir leke. HYBE'ın gizli katlarında, Bangtan'ın dişi yansıması olarak kurulan BNS (Bangtan Sujeong) projesinin kalbinde duran o kız; Xiaoxi, Yoongi için sadece bir taklitti.
İki kültürün arasında sıkışmış, sesini duyurmaya çalışan bir kristal... Ve o kristali ilk darbede tuzla buz etmeye yeminli bir prodüktör.
Gölgelerin arasından süzülen bu yedi kız, BTS'in birer kopyası mıydı yoksa kendi ışığını arayan birer yıldız mı? Adına 'Counterfeit' dedikleri bu savaşta, Xiaoxi ya kendi gerçeğini kanıtlayacaktı ya da Yoongi'nin buz gibi bakışları altında un ufak olacaktı.
Counterfeit: Bir şeyin değerini düşürmek için üretilen sahte kopya. Ya da bazen, gerçeğinden daha parlak duran o tek istisna.
All Rights Reserved