İsimsizler Mezarlığı "Zaman-ı Lâl"
Üsküp'ün dondurucu ayazından koparılıp Mardin'in acımasız, taştan kurallarına itilen Peri, ruhunu bedeni toprağa girmeden çok önce kendi elleriyle kazdığı isimsiz bir mezara gömmüştür.
Susturulmuş, yapayalnız bırakılmış ve sadece doğuracağı bebek için nefes almaya zorlanan, yeryüzünde yürüyen bir ölüden farksızdır. Ta ki yer yarılıp da her şey üzerine yıkılana dek...
Depremin zifiri karanlığında tam vazgeçmişken enkazın arasından ona uzanan kan revan içindeki nasırlı eller, çelik gibi kuralları olan, yapayalnız bir asker olan Üsteğmen Doğu Koraltan'a aittir.
Doğu onu sadece o yıkıntıdan çekip almakla kalmaz; peşindeki cellatlardan korumak için bütün geçmişini silerek Peri'yi kendi ıssız hayatının tam ortasına, merhametten ördüğü zırhının ardına saklar. Mecburi bir sığınma olarak başlayan bu yeni hayat, zamanla ikisi için de sarsıcı bir uyanışa dönüşür.