Düşüş

Düşüş

  • WpView
    Reads 2,609
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 13
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jan 21, 2020
WpInfo
Fiction
Romance
Sarp ve Tuğra sonun başlangıcına adım atmak üzereydi. Geri dönüşü olmayan, uç noktada travmalar ve hisler yaşamanın eşiğinde bardaklarını yudumlayıp, mermilerini siliyorlardı tutukluk yapmaması için tüfeklerinin. İkisi de daha önce yıllarca, genelde insanların "Düzenli." Diye sıfatlandırdığı işlerde çalışmış insanlardı. Düzgün ailelerden gelen, düzgün görünümlü, eğitimli insanlardılar. Hayatlarının önemli bir bölümünü kira, fatura ve vergi gibi sikindirik şeyleri ödeyebilmek için çalışarak harcamayı düşünmüyorlardı. Çünkü o hayatı daha önce deneyimlediler ve gerçeklerin farkına varmıştılar herkes gibi, tek farkları harekete geçiş tarzlarıydı. Hayat kumarında daha fazlasını istiyorlarsa, bunun için çoğunluktan daha farklı bir şeyi masaya sürmeliydiler. Kendi hayatlarını, çünkü en büyük kumarbazlar kendi hayatlarıyla oynar, parayla değil. Vicdanınız rahatsa nereden düştüğünüzün bir önemi yoktur. Gerçek kişi ve gerçeklerden esinlenerek harmanlanmış hayal ürünü bir hikayedir.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik (Tamamlandı)
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA +21 (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines