CAN KARA

CAN KARA

  • WpView
    Reads 3
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Mar 29, 2026
Karanlık, buz gibi bir Ankara veya İstanbul sabahı. Lüks siyah araçlar, yüksek binaların arasından süzülüyor. Kamera, Can Kara'nın arkadan silüetine odaklanır. Elinde çok eski, kenarları kıvrılmış bir vesikalık fotoğraf var: Özlem. SES (Can Kara - Derinden ve Soğuk): "Dünyayı yönetmek için kalbe ihtiyacın yok. Sadece bir rakama ihtiyacın var... Kaç kişinin hayatını tek tuşla bitirebileceğin o rakama." ​[0:15 - 0:30] GÖRSEL: Dev ekranların olduğu bir borsa odası. Can, masanın başında. Karşısında Mert Altıntaş sinsi bir gülümsemeyle oturuyor. Mert, masaya bir dosya fırlatır. MERT: "Afrika'daki madenler, limanlar, holdingler... Hepsi senin Can. Ama Özlem? O başkasının soyadını taşıyor. Mutlu. Seni bir katil olarak hatırlıyor." GÖRSEL: Can'ın gözlerindeki o buz gibi öfke. Masadaki kristal kül tablasını yavaşça kenara itiyor. ​[0:30 - 0:50] GÖRSEL: Hastane Sahnesi (Kritik An). Can ve Özlem karşı karşıya. Korumalar koridorun iki ucunu tutmuş, güneş gözlükleriyle etrafa bakıyorlar. Can ve Özlem arasında santimler var. Özlem'in gözleri ela, saçları o bahsettiğin gibi topuz, önden iki tutam düşmüş. ÖZLEM (Titreyen ama Sert bir Sesle): "Neden geldin? Senin dokunduğun her yer kanıyor Can. Bakmıyor musun haberlere? O paralar kaç çocuğun ahıyla ısındı?" CAN KARA: "Sen yanımda olsaydın... dünya daha aydınlık bir yer olurdu. Şimdi karanlığa alışsan iyi edersin. Çünkü ben kaybedersem, her şeyi yakarım."
All Rights Reserved
#112
şiir
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Çiçekçi (Tefeci Kurgusu)
  • ÂFİTAP
  • 5. seviye
  • Cansız Manken (+18)
  • Zorbanın Bedeninde
  • Sessiz Saplantı
  • KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ
  • ELİM SENDE [BXB]
  • KALBİN REHİNESİ
  • Yekpare

Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... "Artık onu bırakmam." Diyordu Kuzgun. Sesi hiç uyumamış gibi dinçti. "Abi saçmalama istersen. Kız gitmek isterse ne yapacaksın? Zorla mı tutacaksın?" Dedi Hakan. Tek kaşım havalandı. "Evet, zorla tutacağım. Daha önce küçük diye uzak durdum, ama kader onu bana tekrar getirdi. Bir daha bırakmam." Sesi netti. Kimden bahsettiklerini anlamadığım için kaşlarım çatıldı. "Sen iyice kafayı yedin." Dedi Hakan sinirle. Sesleri kısıktı. "Evet yedim. Kafayı yedim. Boşuna getirdin beni buraya konuşmak için. Kararım kesin. Asel'i bırakmam." Dedi Kuzgun sert sesiyle. Durdum. Sanki o an dünya bile durmuştu. Nefesim kesildi. "Hani unutmuştun kızı? Ne oldu bir anda?" Dedi Hakan. "Unutmuştum. Ama o tekrar çıktı karşıma. Seviyorum onu." Demesiyle kan beynime sıçıradı. Dudaklarım şaşkınlıkla aralandı. "Bu sevmek değil Kuzgun. Sen o kıza korkunç derecede takınt-" Diyordu ki sözü yarıda kesildi. Çünkü bir adım ileriye gitmiş ve kapıyı açmıştım. İkisinin de gözleri üstüme çevrilirken ben şokla Kuzgun'a bakıyordum. ...

More details
WpActionLinkContent Guidelines