Asırlarca süren bir lanet, kanla yazılmış bir ihanet ve bir tanrının sessiz uyanışı..."
Vampir hanedanlıkları yüzyıllardır tek bir soruyla çalkalanıyordu:
Liderler neden lanetlendi?
Cevap ise Volkov hanedanlığının bitmek bilmeyen güç hırsında saklıydı. Kadim ve tanrısal Oksiaları yok ettiklerini sandıkları gün, aslında kendi ruhlarını birbirine mühürleyen bir pranganın fitilini ateşlemişlerdi.
Damian, Blackthorn hanedanlığının kibirli ve güçlü veliahtı, elinde tuttuğu o "insan" kızın aslında kendi sonu ve kurtuluşu olduğunu bilmiyordu. Lilith, aylarca kapalı kapılar ardında bir batarya gibi kullanılan, küçümsenen ve acı çektirilen o zayıf kız... Onun damarlarında akan kanın sıradan bir faniye değil, bizzat gökyüzünün tanrılarına ait olduğu gerçeği, savaş meydanı kanla yıkandığında ortaya çıkacaktı.
Volkov hanedanlığı intikam için geri döndüğünde ve kılıçlar en zayıf noktalara doğrultulduğunda, kadim bir kehanet uyanıyor:
"Işık, gölgesini korumak için geri dönecek."
Lanet bozulup liderler özgür kaldığında asıl savaş başlayacak.
Çünkü bazen özgürlük, en büyük hapistir. Damian, affedilmek için bin yıl beklemeye hazır; ancak Lilith artık yeryüzüne ait değil.
Aşk, ihanetten daha ağır bir yük olduğunda; bir tanrı, kendisine zulmeden bir ölümlüyü affedebilir mi?
Kefaretin kokusu karların üzerine sindi, tanrılar yer yüzüne indi. Şimdi her şey, o ilk dokunuşun acısıyla yeniden başlayacak.
All Rights Reserved