Katil, Avukat Selim Göktuğ'un en yakınındaki kadınları tek tek yok ediyor.
Her cesedin bileğinde aynı imza var: kırmızı saten bir bandaj ve üzerinde altın harflerle HERA.
Genç Cumhuriyet Savcısı Ceylan Alp, dosyayı devraldığında karşısında sıradan bir seri katil değil, zekice tasarlanmış bir saplantı oyunu bulur. Katil Selim'i doğrudan öldürmüyor; onun sevdiği, dokunduğu, hayatında yer tutan her kadını birer birer alarak onu yaşayan bir cehenneme çeviriyor.Her cinayet daha kişisel, her mesaj daha karanlık.
Güvenlik kamerası kesintileri, profesyonel planlamalar ve geride bırakılan şiirsel mektuplar...
Katil her zaman bir adım önde.
Ceylan ile Selim, zorunlu bir ittifak arasında sıkışıp kalırken, aralarındaki gerilim hızla tehlikeli bir çekime dönüşür.
Ama Ceylan biliyordur ki Selim'e ne kadar yaklaşırsa, bir sonraki kırmızı bandaj o kadar yaklaşır.
Çünkü HERA için bu sadece intikam değil.
Bu, aşk dediği kanlı oyunun ta kendisi.
Ve bu oyunda sonu sadece katil yazacak.
********
"İnsanın aşka, aşkın da insana sürekli, aynı döngüyle ihanet ettiği bir yerdir Dünya. Sevmek nedir? Sevgiyi bir kalıba sığdırabilir miyiz... yoksa o kalıp kırıldığında geriye sadece parçalar mı kalır?
Aşk... yolunda her türlü günahın, her türlü yalanın, her türlü ihanetin görmezden gelindiği kanlı bir oyundur. Ve ben bu oyunda kuralları çoktan unuttum.
Çünkü seni sevmek... sadece sevmek değil artık. Bu bir ihtiyaç. Bir saplantı. Nefes almak gibi değil... nefes alamamak gibi.
Herkes gider, herkes unutur... ama ben unutmam. Ben vazgeçmem. Sen istesen de bitmez bu hikâye.
Bense... canımı senin yolunda vereceğim bu oyuna yeni başlıyorum.
Ve bu kez... sonunu sadece ben yazacağım."
All Rights Reserved