"En çok neyine aşık oldum?" gözlerimi kapatıp düşündüm. Bilmiyorum... aslında tek bir şeye değil, her şeye aşık oldum onda. Gülüşüne... öyle bir gülüş ki, tüm dünyamı değiştirecek kadar sıcak ve aynı anda kırılgan. Gözlerine... içine bakınca kaybolmak isteyeceğin, ama bir o kadar da nefesini kesen bir derinlik var.
Ama sadece fiziksel değil... hayata bakışına, duruşuna, sessizliğine... o sessizlik bile bir konuşma gibi, yavaşça kalbine işleyen bir şarkı gibi. Yanındayken her şey farklı olurdu; nefes alışı, yürüyüşü, hatta düşünce biçimi bile dünyayı benim için yeniden şekillendirirdi.
Ona bakınca... sanki zaman duruyor. Sanki ben de onun bir parçası oluyorum, ve bir anlığına her şey anlam kazanıyor. Ona aşık olunca, hayatın küçük detayları... bir çiçeğin rengi, bir rüzgarın sesi... her şey daha parlak, daha keskin ve daha gerçek oluyor.
En çok neyine mi aşık oldum? Her şeyine. Her bakışına, her sessiz anına, her hatasına, her cesaretine... her şeyine. Onu düşündüğümde kalbim sanki kendi başına atıyor, aklım başımda değil. Ve işte bu... tam da bu yüzden... ona aşık olmamak imkânsızdı.
All Rights Reserved