"Benden nefret etmelisin," dedi Vadim, sesi neredeyse fısıltıya karışırken.
Vera gülümsedi. Ama o gülümseme sıcak değildi... keskin ve yaralayıcıydı.
"Ediyorum," dedi yavaşça.
Bir adım daha yaklaştı. Aralarındaki mesafe artık yok denecek kadar azdı.
"Peki neden hâlâ buradasın?" diye sordu Vadim, gözleri Vera'nın dudaklarına kayarken.
Vera başını hafifçe eğdi, sesi karanlığın içinden gelen bir sır gibi çıktı:
"...seni yok etmek isterken sana dokunmak istemem."
kısa bir duraksama oldu, nefesi onun nefesine karıştı ve dudakları birbirine kilitlendi. Bu sözlerin üstüne bir mühürdü sanki.
~~~~~~~
Güç, kartlarla ölçülüyorsa...
kaybedenler sadece parasını değil, hayatını da kaybeder.
Vera, bu dünyanın parçası değildi.
Ta ki abisi Elias bir gecede "ihanet" suçlamasıyla öldürülene kadar.
Ama Vera bir şeyi biliyordu:
Elias hata yapmazdı.
Gerçeğin peşinden gitmek isteyen Vera, kendini kuralların kanla yazıldığı, kralların kartlarla belirlendiği karanlık bir sistemin içinde bulur. Ve en tehlikelisi...
Bu sistem onu seçer.
Artık o sadece bir oyuncu değil.
Bir taş değil.
Bir kral olmak zorunda.
Ama bu oyunda herkes maske takar.
Ve bazen en büyük ihanet... en güvendiğin yerden gelir.
All Rights Reserved