Kader, bazen en yetenekli senaristten bile daha oyuncudur. Özellikle de söz konusu olan, hayatlarını başkalarının yazdığı replikleri ezberleyerek geçiren Rüya ve Çınar olduğunda... Onlar için dünya, spot ışıklarının altında parlayan, alkışlarla beslenen ama kulis arkasında kimsenin tam olarak çözemediği karmaşık bir sahneydi.
Ancak hayatın, profesyonel oyuncuların bile beklemediği bir huyu vardır: Tam oyunun en heyecanlı yerinde, sahnede hiçbir hata yokmuş gibi görünürken aniden araya girer ve o sarsıcı komutu verir:
"Kestik! Baştan alalım!"
O an, zihinlerdeki tüm replikler silindi. Hatıralar, sanki hiç yaşanmamış bir filmin kurgu odasında kalmış gibi tozlu raflara kalktı. Gözlerini açtıklarında, birbirlerinin yüzüne "Pardon, sizi bir yerden tanıyor muyum?" der gibi bakan bu iki yabancı, aslında bir zamanlar aynı hikayenin başrolleriydi. Şimdi ise ellerinde ne bir senaryo vardı ne de ne yapacaklarına dair bir ipucu...
Tabii, çevredeki o "zorla güzellik" meraklısı kalabalık için bu durum, hikayeyi yeniden yazmak adına eşsiz bir fırsattı. Madem hafızalar boşalmış, o zaman bu iki inatçı ruhu aynı evin içine, o sessiz duvarların arasına hapsetmenin vakti gelmişti.
Bakalım Rüya ve Çınar, kendilerine ait olmayan bu yeni hayatın içinde, aslında kim olduklarını bulabilecekler miydi? Yoksa kader, bu sefer gerçekten de her şeyi en baştan mı yazacaktı?
Perde açılıyor; ama bu kez kimse rol yapmıyor.
Zorla Güzellik Serisinin üçüncü kitabıdır, seri bağımsız okunur.
Hikaye konusu, ve olay örgüsü tamamen benim hayal ürünüm olup, gerçek kişi, kurum ve olaylarla hiç bir alakası yoktur. Kendime özgü bu hikayenin ve kendi ellerimle tasarladığım kpağının tüm hakları saklıdır. Keyifli okumalar.
All Rights Reserved