#4 namjoon
Gözüme vuran güneş ışınlarıyla gözlerimi açmıştım. Yastığın altındaki telefonumu çıkarıp saati kontrol ettiğimde hızla yataktan fırladım.
Alarmı duymamış mıydım ne?
En fazla yarım saatim vardı hazırlanmak için. Hızla yatağın yanındaki terliklerimi ayaklarıma geçirip tuvalete doğru adımladım.
Tuvaletin kapısını açtığımda içeride gördüğüm manzara ile öylece kalakalmıştım
İçeride Yoongi vardı.
Tıraş oluyordu. Üstündeki beyaz tişörtle en fazla iki günlük olan sakallarını tıraş ediyordu.
Bir anlığına gözümün önüne rüyamda çıkardığı tişörtü gelmişti. O da tam olarak böyle görünen beyaz bir tişörttü. Bedenine oturan, hatlarını sıkmadan belli eden ince bir tişört.
Yanağındaki kırmızı sıvıyı fark ettiğimde gözlerim eline kaydı. Tuttuğu jilet yüzünden yanağındaki kesiği fark ettiğimde kendimi biraz olsun toplayıp üzerimdeki askılı geceliğe dikkat kesilen şaşkın bakışlarını fark etmiştim.
Kafayı yemiş olmalıydım!
Aceleyle tuvaletten çıkıp kapıyı üzerime kapattım.
Onun varlığını unutmuş olmam ne kadar da ironikti. Daha dün gece öyle bir rüya görmüştüm ve sabahında onun benimle aynı evde olduğunu unutup gecelikle tuvalete dalmıştım.
Aptalın teki olmalıydım!
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
"Bana verdiğin tek bir söz vardı. Hatırlıyorsun değil mi? İşte sen bana verdiğin o küçücük bir sözü bile tutmadın."
(Not: Instagram, düzyazı ve texting karışık.)