KADER KIYISI

KADER KIYISI

  • WpView
    Reads 1,919
  • WpVote
    Votes 193
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jun 16, 2026
"Yapamadım ulan, yapamadım! Denemedim mi sanıyorsun! Uzak durmaya çalıştım, yolumu çizmek istedim ama yapamadım. Düşmanımın kızına aşık olmayı engelleyemedim! Uzaklaşmak istedikçe daha çok yandım, öyle bir yandım ki küllerimi bu Karadeniz'e savursalar sönmem! Ne yapacaksan yap, vur kır döv ama ben kız kardeşini seviyorum! Barış mı bitti? Sikimde değil bitsin ama seviyorum amına koyayım ötesi var mı?" dedi karşısındaki adama. Sonunda, dedi içinden. Sonundan yüreği hafiflemişti, aşıktı o kadına. Kör kütük aşıktı, bunu nereye kadar saklayacaktı? Zaten saklamak da ona yakışmazdı, abi dayağı da yemiş olabilirdi ama asla umurunda değildi. Bu saatten sonra ne olacaksa olsundu.
All Rights Reserved
#123
ağırabi
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • Halısaha |texting
  • EX'İM Mİ? / Text
  • MAHİ (Mahalle Hikâyesi)
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • Capo'nun Gelini (+18)
  • Cömert Abi / Texting
  • Abisinin Gülü | Texting
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines