"Adımlarımı say Almina, çünkü ben yolu göremiyorum."
Almina için hayat, motor sesleri ve ödenmesi gereken borçlar arasında sıkışmış bir hayatta kalma savaşıydı. Ta ki bir anne, oğlunun "görünmezliğini" satın almak için önüne bir deste para koyana kadar.
Mert; okulun en arka sırasında oturan, dünyaya gözlerini kapatmış, sessiz bir hayalet.
Almina; özgürlüğü için bir yalanı giyinmek zorunda kalan bir savaşçı.
Anlaşma basitti: Mert'i sev, Mert'i hayata döndür, Mert'i sürükle. Ama Almina'nın hesaba katmadığı bir şey vardı: Mert adımlarını sayarken, Almina çoktan kendi yalanında kaybolmaya başlamıştı.
"Kaçıncı adımdasın Almina? Çünkü benim kalbim yüzüncü adımda durmaya niyetli değil."
Bir sahtekârlık hikâyesi olarak başladı, bir varoluş savaşına dönüştü.
Sahi, sevgi parayla satın alınabilir miydi, yoksa sadece birinin karanlığına ortak mı olunurdu?
-Kitap kapağı görseli TT Scxr.academy'den alınmıştır-
All Rights Reserved