"Hafızasını kaybeden bir katil, kendi işlediği günahların içinde boğulabilir mi?"
Gözlerini bembeyaz bir boşluğa açan Ilga için geçmiş, tozlu bir rafa kaldırılmıştı. Ona kim olduğunu anlatan insanlar vardı: "Kız kardeşinim" diyen masum bir kız ve "Sevgilinim" diyen karanlık, tekinsiz bir adam...
Ancak Ilga'nın zihnindeki karanlık, sadece boşluktan ibaret değildi. Elleri tertemiz görünse de, ruhunda silinmeyen kan izleri vardı. O sadece bir kurban değil, belki de bu hikayedeki en büyük suçluydu.
Bir katil, öldürdüğü kurbanları hatırlamadan vicdan azabı çekebilir miydi?
Bars'ın simsiyah gözlerinde sakladığı sırlar, Ilga'nın kendi elleriyle ördüğü o kanlı geçmişin anahtarıydı. Gerçekler yavaş yavaş su yüzüne çıkarken, Ilga şu soruyla yüzleşmek zorunda kalacaktı:
Geçmişini hatırlamadığında, hala aynı katil misindir? Yoksa bu, yeni bir başlangıç mı?
"Gerçekler her zaman masum değildir. Ve bazen unutmak, hayatta kalmanın tek yoludur."
Tous Droits Réservés