"Herkes ismimi biliyordu, ama o ruhumu gördü."
St. Jude Akademisi'nde tek bir kural vardı: Kimse zırhıma dokunamazdı. Ben Lara Collins değildim; ben sadece Collins'tim. Soyadım benim kalem, buzdan duvarlarım ise güvenli alanımdı. Ta ki o gelene kadar.
Julian Thorne. Okulun yeni altın çocuğu. Herkesi güldüren, her kapıyı aralayan o büyüleyici gülümsemenin arkasında, kimsenin fark etmediği bir karanlık gizliydi. Julian bir bukalemun gibiydi; sınıfta bir komedyen, koridorda bir yıldızdı. Ama benim yanıma geldiğinde, sesi sadece benim duyabileceğim o frekansa düşüyordu.
Herkes bana soyadımla hitap ederken, o yasak olanı yaptı.
"Selam, Lara."
O sadece ismimi söylemedi; zırhımdaki ilk çatlağı açtı.
Şimdi her köşe başında bir gölge, her analog fotoğrafımda bir detay ve her telefon bildiriminde bir tehdit var. Julian beni sevmiyor, beni izliyor. Beni analiz ediyor. Ve en korkuncu; ben ondan nefret etmem gerekirken, ismimi onun sesinden duymak için can atıyorum.
10 maddelik bir nefret listesi, tek bir saplantı ve asla söylenmemesi gereken bir isim.
"Seni herkes görüyor Collins, ama ben seni izliyorum. Ve inan bana, saklandığın yer o kadar da güvenli değil."
All Rights Reserved