Paris'te geçen bu hikâyede Zara, ölümcül bir hastalıkla günleri sayılı olan sevgilisi San'la son anlarını yaşarken, giderek gerçekliğini kaybetmeye başlar.
Rüyalar, kabuslar ve halüsinasyonlar birbirine karışır; her uyanış bir öncekini yalanlar.
San gerçekten hasta mı, yoksa Zara'nın zihni ona acıyı öğretmenin bir yolunu mu buldu?
Aşkın en saf hâli ile zihnin en karanlık oyunu arasında sıkışan Zara, en sonunda tek bir soruyla baş başa kalır:
Gerçek dediğin şey... gerçekten var mı?
All Rights Reserved