"Sırlarınız artık bizim emanetimiz."
Her okulun gizli dehlizleri vardır ama bizimkiler kanla mühürlendi.
Dört Yabancı, Dört Günah, Tek Bir Kader.
Birbirinden nefret eden, sırları omuzlarına ağır gelen dört genç; Milan, Aras, Selin ve Onur... Hiçbirinin birbirine güveni yoktu ama hayatta kalmak için tek şansları bir yumruk olmaktı. Okulun karanlık koridorları bir labirente, sınıfları ise birer kapana dönüşürken; her köşede onları bekleyen kırmızı zarflar vardı.
Meclis'in kuralları basitti: Ya itaat et ya da yok ol.
Milan: Geçmişin vicdan azabıyla boğuşurken, kalbini kime açacağını bilmiyordu.
Aras: Soğuk, mesafeli ve tehlikeli. Bir liderin ağırlığını taşıyor ama kendi karanlığında kayboluyordu.
Selin: Parıltılı hayatının altında ezilen, dostluğu en zor anda keşfeden bir ruh.
Onur: Grubun koruyucu gücü, sadakatin ne demek olduğunu canı pahasına öğretecekti.
Işıklar söndüğünde ve maskeler düştüğünde, kim dost kim düşman birbirine karışacak. Aşk, nefretin en koyu gölgesinde yeşerirken; her dakika bir öncekinden daha ölümcül olacak.
Karanlık çöktüğünde kimse masum kalmaz. Meclis izliyor, Meclis biliyor ve Meclis asla affetmiyor.
"Kaçacak yerin yok, saklanacak sırrın kalmadı. Meclis'e hoş geldin."
All Rights Reserved