EZRAK
  • WpView
    Reads 2
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Apr 20, 2026
Uğursuz, kasvetli bir kâbusun içindeydim sanki. Her yerde ölü bedenler yatıyor, kan ve yoğun duman havayı boğuyordu. Daha bu sabah, hayatımın en güzel günü olduğuna inandığım ve sevinçle zıpladığım bahçemde geriye kalan tek şey, ezilmiş leylaklarım olmuştu. Yıkılmış sarayın üzerinden yükselen duman, gökyüzünü kendi karanlığıyla kaplamış gibiydi. Bu kaosun tam ortasında, eskiden her gördüğümde kalbimin hızla çarpmasına sebep olan adam vardı. Kanla kaplı silüeti... Bu mesafeden bile beni parçalamak ister gibi bakan gece karası gözleri. Onun da kalbindeki yerimin parçalara ayrıldığını hissedebiliyordum. Bakışlarımı gözlerinden çekmedim. Bana ne yaptığını anlasın, dünyama ne yaptığını görsün istedim. Bana doğru attığı yavaş adımlar beni geriye kaçmaya itiyordu. Ama ben kaçmak yerine ona doğru yürüdüm. İçimde fırtınalar kopuyordu, dışımda ise tam tersi bir sükûnet vardı. Üç adımlık bir mesafe kalmıştı ki ikimiz de duraksadık. Baştan aşağı beni süzdü. Dudakları kibirle sağa doğru kıvrıldı. Kendime baktım. Bembeyaz gelinliğim koyu kan lekeleriyle kaplanmıştı. Saçlarım dağılmış, bir enkaza dönmüştüm. Ama bu korkunç hâlime aldırmadan gözlerimi tekrar ona diktim. Bu hâlim, onun yarattığı yıkımın en canlı kanıtıydı. "Gördüklerin hoşuna gitmiş gibi," diye fısıldadım. Sesim şaşırtıcı derecede sakindi. Yüzündeki alay daha da derinleşti. Gözleri gelinliğime, parçalanmış tacıma kaydı, sonra yeniden bana döndü. Sesi, ölüm sessizliğini bıçak gibi yardı. "Senin bu hâlini görmekten daha çok hoşuma giden tek şey..." dedi. "...bunu benim yapmış olmam." Gözlerimi yumdum. Sağ gözümden bir damla yaş süzüldü. O yaşla birlikte içimde ona dair kalan son sevgi kırıntısı da yok oldu.
All Rights Reserved
#30
evren
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ÇİÇEKTEN TAÇ
  • Alya Asil  (GERÇEK AİLEM)
  • sürücü kursu | texting
  • Kan Bedeli
  • Kayıp Bordo Bereli
  • SENİ YAZDIM KALBİME
  • Skorpion | bxb
  • Garip Bir Öykü
  • Gecenin Komutanı
  • Sancak

İklil, bir askeri sevmenin ne demek olduğunu zamanla öğrendi. Bu; birini sevmekle birlikte, onu her kaybetme ihtimaliyle yaşamayı da kabul etmekti. Kılıç'ın hayatı emirlerle şekilleniyordu. Ani gidişler, yarım vedalar, tarihleri belli olmayan dönüşler... İklil'in hayatı ise beklemekle. Beklerken güçlenmeyi, korkarken dimdik durmayı, özlerken sessiz kalmayı öğrendi. Çünkü bazı aşklar el ele yürüyerek değil, uzaktan aynı gökyüzüne bakarak yaşanır. Her görev aralarına giren mesafeyi biraz daha büyütürken; her dönüş, sevgiyi biraz daha derinleştirdi. Ama o soru hiç değişmedi: Ya bir gün dönmezse? Ve Kılıç, her operasyona giderken geride bıraktığı kadının gözlerini düşündü: Bir kalp, hem vatanı hem aşkı aynı anda taşıyabilir mi? Bu, savaşın ortasında değil; Savaşın gölgesinde büyüyen bir aşkın hikayesi. Bazı aşklar Çiçekten bir Taç gibidir... Zarif görünür. Ama taşıması sandığımızdan daha ağırdır. ~ Bu kitapta geçen kişi ve kurumların tümü hayal ürünüdür. Kitaptaki olayların hiçbiri gerçek değildir.

More details
WpActionLinkContent Guidelines