VAHŞİ MİRAS

VAHŞİ MİRAS

  • WpView
    Reads 3
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Apr 30, 2026
Leke Silinir, Ama İzi Kalır. Londra'nın sisli sokaklarında Julian St. Claire, bir isimden fazlasıydı; o, şehrin en görkemli malikanesinin günahkâr lekesi, kumar masalarının kaybedeni ve kadehlerin esiriydi. Krallık, bu ehlileşmez ruhu dizginlemek için ona bir gardiyan gönderdi: Buz mavisi gözleri ve ateşi kıskandıran saçlarıyla Evelina. Bir yanda mirasından menedilmemek için uslanmış gibi yapan bir adam, diğer yanda bu evliliği bir sürgün olarak gören zeki ve mağrur bir kadın... Malikanenin karanlık koridorlarında Alistair'in ihanetleri ve Catherine'in yasak arzuları kol gezerken, Julian ve Evelina hiç beklemedikleri bir savaşa sürüklenecekler. Bu bir evlilik değil, bir ateşkes. Bu bir aşk değil, bir hayatta kalma mücadelesi. Ve bazen, en saf elmaslar en derin lekelerin altından çıkar.
All Rights Reserved
#20
insan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ●SiRAYET🌹●    (Bade Mahallesi)
  • MORTEM
  • Her Şey Para İçin!
  • Müvekkilim bey| texting
  • Sevdalı Ağa
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • GÜLÇEHRE
  • KIRMIZI GECELİK ~  YARI TEXTING~ +21
  • yayıncı.
  • KARANLIĞA TESLİM: 5 Milyonluk Esaret (+18)

Akın, dalgınlıkla bahçe kapısından geçip evine doğru yürürken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Akşamın is gibi çöreklendiği gökyüzü kızılımsı hoş bir alacaya dönüştüğünden, ağacın dallarında sinsi sinsi gezenin kim olduğunu bir türlü net göremedi. Çelimsiz bedenin ebatına bakıp içinden, "Hırsız falan olmasın sakın?" Dedi. Daha erikler buğday tanesi kadar bile büyümemişken kim, ne diye erik ağacına musallat olurdu ki? Kesinlikle ya bir hırsız ya da şanlı mesleğinin kazandırdığı uğursuz bir düşmandı. Uzaktan seçemediği için mesleğinin getirisi olan hayalet adımlarla ağacın altına yürüdü. Yüksek ve kalın sesiyle, "Lan! S..." Diyecekken kollarına, hatta kucağına aniden bir şey düştü. "Sen kimsin?" Bile diyememişti. Polis Amiri Akın Avcı, gökten herkese üç elma düşecek olsa kendi payına düşenin bir kız olacağını hiç tahmin etmezdi. Ta ki dakikalar öncesinde, olaylı geçen gündüzünden dolayı "Daha da bir şey olmaz," dediği akşamına kadar... Kucağına düşen bir meyve değildi. Zannettiği gibi hırsız, uğursuz ya da düşman da değildi. Bir kızdı! Üstelik ortak bahçeyi paylaştıkları hemen yan evde ikamet eden, babasının göz bebeği komşu kızıydı! Tam o esnada bahçe kapısından içeri giren babalar, dış ışıkların aydınlattığı bahçede alt alta üst üste gördükleri evlatlarıyla şoke oldular. Aile büyüklerinin ve hemen arkalarında bekleşen mahalledeki dedikoducu kadınların tanık olduğu çok absürt bir andı. Kadınlar kazanlarını iki genç için boş laflarla kaynatırlarken sizce onlara ne olacaktı? Evden çıkma yasağı mı, yoksa nikah mı?

More details
WpActionLinkContent Guidelines