"Gün batımı, sahiller ve denizler, çıplak ayaklar ve kum, en sevdiğim dondurma ve güneş..."
Akyazı'nın sıcak kumsallarında başlayan tesadüfi bir tanışma; basit bir yanlış anlaşılmaya, hiç olmadık noktalardan kurulan bağlara ve günler içinde hızla derinleşen bir yakınlığa evrildiğinde henüz her şey çok yeniydi. Yaz henüz yeni başlıyordu. Yeni hisler, yeni bağlar ve yeni arkadaşlıklar da öyle.
Neredeyse hislerinin içinde kaybolacakken Atlas'ın affedilmez bir hatasını görmesi üzerine birden bire ortalıktan kaybolan Devin, neden gittiğini bilmediği için sessizce her yerde onu aramaya başlayan Atlas, nasıl bir hata yaptığını bir türlü anlayamaz.
Devin için geri dönmek bir seçenek değildir. Ama tamamen gitmek de... Hırsına yenilerek attığı tek mesaj Atlas'a yeni bir umut verirken, sandığının çok aksine ikisini de peşin sıra bir maceraya sürükler. Artık birbirlerine sadece bir klavye kadar yakındırlar. Bir klavye kadar uzak... Aynı kasabanın içinde Devin'in bile isteye her gün saklanarak kendini gizleme çabası, Atlas'ın her gün onu bulabilme hırsına döner.
Atlas her gün Devin'i ararken, Devin ona her gün biraz daha yaklaşır... ama asla bulunacak kadar değil.
&
Yarı texting bir gençlik yaz kurgusudur.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang