Savcı Lee Minho, sürekli başını belaya sokan serseri amir Han Jisung ile ne yapacağını bilemez haldeydi
"Sürekli arkanı toparlayıp duramam Jisung, amir olman her sana mantıklı gelen haltı uygulayabileceğin anlamına gelmiyor. İnsanları pataklayarak sorguya çekmek de ne demek ya!? magandamısın sen yoksa polis mi? çekidüzen ver artık şu hareketlerine!"
"Ben ne yapabilirim savcı bey? bunlar zoru seviyor ! güzel dille sorguluyorum, cevap yok? ama bir tane geçiriyorum ağızlarının ortasına, hop!! ne öğrenmek istiyorsam hepsi elimde.
Bu dangalaklar bundan anlıyorsa suçlu benmiyim yahu?"
Derin bir nefes aldı, bu haylaz amir karşısında ne yapacağını şaşıyor,eli kolu bağlanıyordu.
Jisung işinde iyiydi, hatta Minho'ya göre en iyisiydi,
Ama konu yöntemlere gelince onu asla savunamıyordu.
Çünkü Han Jisung istediğini elde etmek konusunda başına buyruk, hırslı, gözü kara ve çokça vahşi birine dönüşüyordu.
Yani tabiri caizse görüp görebileceğiniz en korkunç ve komplike insan haline geliyordu.
Öyle ki, elde etmek için en kirli, en yasa dışı yollara başvuracak hale geliyordu.
Peki ya, konu 3 yıldır takıntılı şekilde platonik olduğu Baş savcı Lee Minho'yu elde etmek olursa?
Hadi bunu hep birlikte görelim...
RİNNEY SUNAR!
All Rights Reserved