Yankıların Melodisi
"Gerçek melodi, parmaklarınla değil, kalbinle çaldığındır."
Karanlık odada sadece Aras'ın ağır adımları ve Lara'nın kesik nefesi duyuluyordu. Aras, kadının tam arkasında durdu; eğilip saçlarının kokusunu içine çekti. Sesi, kadife kadar yumuşak ama bir bıçak kadar keskindi:
- "Neden titriyorsun Lara? Dışarıdaki dünya seni parçalar, ama ben seni avuçlarımda saklıyorum. Burası senin tek güvenli limanın."
Lara, dolan gözlerini kaçırmadan buz gibi bir sesle fısıldadı:
- "Bu bir liman değil Aras, bu bir hapishane. Ve sen benim koruyucum değil, celladımsın."
Aras, kadının çenesini nazikçe kavrayıp yüzünü kendine çevirdi. Gözlerindeki o hastalıklı şefkat ürperticiydi.
- "Celladın sana tapıyorsa, ölmek bile bir lütuftur güzelim. Kaçmaya çalışma... Çünkü bastığın her toprak, soluduğun her hava zaten bana ait."
Lara, adamın elini itmek istedi ama parmakları kaskatı kesildi. Aras'ın dudaklarında o meşhur, sakin gülümseme belirdi:
- "Sen benim mühürlü nefesimsin. Ve ben, nefesimi bırakmaya hiç niyetli değilim."