"Babasının Günahları, Onun Gelinliği Olacaktı."
22 yaşındaki Hare Alaz Sezen'in hayatı, üniversiteden mezun olup mimar olma hayalleri kurduğu, bembeyaz bir sayfa gibiydi. Babasının ona sunduğu korunaklı dünyanın ardındaki karanlık labirentlerden, dökülen kanlardan ve alınan canlardan habersizdi. Ta ki o geceye kadar...
Buğra Sencer, yeraltı dünyasının yeni, soğuk ve acımasız lideri. Babasından devraldığı imparatorluğu yönetirken tek bir amacı vardı: Ailesine yapılan ihanetin bedelini ödetmek. Bu ihanetin mimarı ise Hare'nin babasıydı.
Buğra, intikamını bir mermiyle değil, ömür boyu sürecek bir esaretle almaya karar verir. Hare'yi en mutlu gününde kaçırır. Onu öldürmez, incitmez... Ama ona kendi soyadını vererek onu dünyadan izole eder. Hare artık bir "Sencer"dir.
Bembeyaz hayaller kuran bir kız, kapkara bir adamın dünyasında,altın bir kafeste yaşamaya başlar. Buğra için bu evlilik sadece siyasi bir hamle ve en büyük kozdur. Ancak Hare'nin içindeki 'Alaz', Buğra'nın buzdan şatosunu eritmeye başladığında, intikam ve tutku arasındaki çizgi bulanıklaşır.
"Seni öldürmeyeceğim Hare," dedi Buğra, sesi geceden daha karanlık. "Seni, babanın adını her andığında ezecek bir soyadıyla yaşatacağım."
All Rights Reserved