PRUVA

PRUVA

  • WpView
    Reads 149
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jul 7, 2026
Yağız ve en yakın arkadaşı Altay için plan basitti: Dev bir Cruise gemisine binmek, denizin tadını çıkarmak ve Barcelona'da yaşayan kız kardeşi Ekin'in yanına gitmek. Geminin duraklarından birinde hayatlarına giren iki aslında pek yabancı olmayan kadın, bu "erkek erkeğe" tatilinin rotasını tamamen değiştiricekti. Yağız denizin ortasında onunla tekrardan karşılaşmayı hiç beklemiyordu. Güneş ve Derin bu hikayeye dahil olduğunda, hiçbir şey planlandığı gibi gitmeyecekti. Ancak bu devasa gemi, hikayenin sadece başlangıcıydı. Ege'nin mavi sularında başlayan bu serüven, gemi Barcelona limanına yanaştığında bitmeyecek; aksine İspanya'nın büyüleyici sokaklarında daha karmaşık, daha eğlenceli ve çok daha tutkulu bir hale bürünecekti. Denizde başlayan bu tesadüf, karada bir kadere dönüşebilecek miydi? Bazen tatil sadece bir yolculuk değildir. Aslında gittiğin yer değil ,gittiğin kişiler her şeyi değiştirir.
All Rights Reserved
#64
macera
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • ÜZÜM BUĞUSU
  • Her Şey Para İçin!
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • Halısaha |texting
  • sadece bir hafta
  • KUZGUN KRAL +18! | Darkrom
  • YANLIŞ KOMUTAN | Texting
  • Cömert Abi / Texting
  • EX'İM Mİ? / Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines