Bakışları üzerimden geçer, arkamdaki bir duvara ya da yanımdaki birine odaklanırdı; sanki ben camdan yapılmış bir boşluktum.
Göz göze gelme ihtimalimiz, bir yıldız kayması kadar nadir ve imkansızdı benim için.
Oysa ben, onun her mimiğini, çayını kaç şekerli içtiğini, güldüğünde gözlerinin kenarında oluşan o ince çizgileri ezberlemiştim. Ben ise görünmez olandım... Kendi hikâyemin içinde hapsolmuş, başkalarının saadetine dekor olmuş bir figürandım sadece.
Todos los derechos reservados