KARANLIĞIN TAHTI

KARANLIĞIN TAHTI

  • WpView
    Reads 11
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 10, 2026
WpInfo
Fanfic
The Vampire Diaries
İstanbul geceleri güzeldir. Ta ki karanlık seni fark edene kadar. Mikhail Volkov sıradan bir üniversite öğrencisi olduğunu sanıyordu. Ta ki bir gece abisi eve kanlar içinde gelene kadar... O geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Kuzgun Limanı'nda başlayan olaylar onu mafya savaşlarının, kirli holdinglerin ve yıllardır saklanan aile sırlarının tam ortasına sürükledi. Güvendiği insanlar yalancı çıktı. Düşman sandıkları bazen koruyucu oldu. Ve öğrendiği her gerçek, onu biraz daha karanlığa çekti. Ama en büyük problem bu değildi. Çünkü artık peşindeki insanlar sadece onu öldürmek istemiyordu... Onu kendi taraflarına çekmek istiyorlardı. Ve bu savaşın içinde Lena vardı. Tehlikeli. Soğuk. Ve Mikhail'in uzak durması gereken tek kişi. Fakat bazı insanlar insanın felaketi olurken aynı zamanda huzuru da olabilir. Kuzgun Limanı; ihanetin, gücün, aşkın ve karanlığın hikâyesi. Bazı gerçekler insanı özgür bırakmaz. Parçalar.
All Rights Reserved
#780
şirket
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines