"Adaletin sustuğu yerde, kanın hükmü başlar."
Şehirde herkesin adını fısıldayarak söylediği, polislerin bile yolunu değiştirdiği bir adam: O, bu şehrin tek hâkimi, tek kanunu.
Genç bir kadın, herkesin sustuğu o karanlığa karşı tek başına bağırmaya karar verdiğinde, adaletin aslında ne kadar 'satılık' olduğunu acı bir şekilde öğrenir. Şikayet etmek için gittiği karakolun kapısından, bizzat polisler tarafından o adamın kucağına itilir.
Elleri bağlı, ayakları prangalı... Karşısında ise kendi adamını tek bir tokatla kanlar içinde bırakan, gözünü bile kırpmayan bir cellat. Kız, o sızan kanı görmemek için gözlerini sımsıkı yumduğunda; ne kaçacak bir yeri vardır ne de sığınacak bir yasası.
Bu, bir kurtuluş hikayesi değil; karanlığın içine hapsolan bir kadının, merhameti olmayan bir adamla imtiyazsız savaşıdır.
All Rights Reserved