Geçmiş bir yük gibi hep omuzlarındaydı insanın. Davranışlarımız amel defterimize yazıldığı gibi ruhumuza da yazılırdı. Lakin ruhumuza sadece davranışlarımız değil; hissedişimiz, bakışımız veya bakışlar... Bunların hepsi yüktü bize. Bazımız ağzında altın kaşıklı doğarken bazımız doğuştan kaybederdi her şeyi. Bazılarının doğuşu lütufken bazılarınınki lanetti. Bu bir aşk hikayesinin başlangıcı değil, bu lütuf ile lanetin savaş hikayesi. Bu dünyaya kendini kanıtlama tanıtma savaşı. Bu savaş asla bitmeyecek bir döngü. Bu hikâye biterken lanet ile lütufun meşalesini kim alır bilemeyeceğiz. Tek bildiğimiz lanetin meşalesinin aslen kime ait olduğu ve onun kime devredileceği.
More details