"İnsanlar sadece izlemeyi bilirler; bir uçurumun kenarında olsanız bile."
Beliz için dünya artık gri bir uğultudan ibaretti. Her gün bindiği o otobüsler, yürüdüğü o okul koridorları ve zihnindeki o bitmek bilmeyen fısıltılar onu tek bir noktaya sürüklemişti: Köprünün soğuk demirleri. Tam o boşluğa teslim olacakken, hiç tanımadığı bir çift el onu hayata geri savurdu.
Aras, bu şehre ve Beliz'in hayatına sadece birkaç saniye gecikmeyle girmiş bir yabancıydı. Siyah saçları, kahverengi gözleri ve yüzündeki o sarsılmaz tebeüssümüyle, Beliz'in karanlığına turuncu bir güneş gibi doğdu. Üstelik bu karşılaşma sadece bir tesadüf değil, aynı okul koridorlarında başlayacak yeni bir hikayenin sarsıcı ilk adımıydı.
Biri ölmek için can atan, diğeri ise yaşatmak için her şeyi göze alan iki genç.
Bir intihar girişimi, bir yalan ve iki yabancı arasında paylaşılan o ağır sır... Beliz, Aras'ın ellerinde hayata yeniden tutunabilecek mi, yoksa o uçurumun soğuğu her zaman peşlerinden mi gelecek?
All Rights Reserved