İKİ DİLDE AŞK (DAVA SERİSİ 3) FİNAL OLDU
+18 Sahneler içerir
Meydanda kalırsam yazılsın taşa
Kader de ne varsa o gelirmiş başa...
Bir yüreğe iki sevda sığar mı?
İlk sevdanı dünyaya gözlerini ilk açtığında isminle beraber fısıldadılarsa kulağına,diğer sevdan ruhun bedenine üflendiğinde yazılmışsa alnına, hangisinden vazgeçersin? Vazgeçmeli misin...?
Vazgeçebilir misin...?
"Seni kaderime yazan şahit olsun!
Adımızı,kulağımıza okuyanlar şahit olsun!
Yüreğimize bu sevdayı düşürenler şahit olsun!
Elimden damlayan kana! Şerefim olan belimde taşıdığım silaha, Kitabıma ve Kelamullaha yemin olsunki SENDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİM! "
Beklemek...
Dünyaya gözlerini açtığı ilk anda bile gelmesini beklemişti...Alnına yazılan sevdanın,kulağına kendi isminden sonra ismi fısıldanan adamın. Beklemek...Yüreğine iki sevdayı sığdırmış bir adamı beklemek...Aldığı ilk nefesten bu yana,nasibine düşen hep beklemek olmuştu.
Zeynep, her bekleyişin sonunda Emir'e açtığı kapıyla cenneti sunarken, Emir,o na çılan kapıyla cehennem ateşlerini savurdu Zeynep'in yüreğine...
Vazgeçmek mi kolaydı, beklemek mi...?
Bekleyen mi acı çekerdi,beklenen mi...?
İki yüreğe bir sevda düşünce aynı dil mi konuşulurdu, yoksa dil lal mi olurdu...?
Aşkın dili bir miydi yoksa başka dili var mıydı...?
İki sevdalı beden de yürek suskun,dil lal olunca aşk iki dil den de farklı dökülür sonun da İKİ DİL DE AŞK çıkardı ortaya...