Sevinçle çıktığı yolun sonunda tökezledi Ceren. Hayalini kurduğu gelecek, bir anda elinden kayıp gidecek gibi oldu. Umudunu kaybettiği anlar oldu... ama hayat, her şeye rağmen akmaya devam ediyordu.
Henüz 18 yaşında, üniversite hayali kuran bir genç kızdı o. Ama ailesinin sağlık sorunları, onun planladığı her şeyi sessizce değiştirmeye başladı. Ceren, ne kadar ayakta kalmaya çalışsa da bazen hayat, insanı en güçlü olduğu yerden bile yoruyordu.
Tam her şeyden vazgeçtiğini sandığı anda ise, hayatına giren biri her şeyi değiştirdi. Onunla birlikte Ceren sadece sorunlarıyla yüzleşmeyi değil, yeniden nefes almayı da öğrendi. Yaralarını gizlemek yerine onlarla yaşamayı, düşse bile tekrar kalkmayı...
Peki bu hikâye ne anlatıyor?
Bu hikâye; insanın en çok kaybolduğunu düşündüğü anda bile yeniden kendini bulabileceğini anlatıyor. Hayallerin bir anda yok olmadığını, sadece bazen yol değiştirerek geri döndüğünü...
Ve en önemlisi: Ne olursa olsun, hayallerinden vazgeçmemek için bir sebep her zaman vardır. Bazen o sebep, hayatına giren bir insan olur... bazen de kendi içinde bulduğun inat.
All Rights Reserved