"Bir ruh iki bedene bölündüğünde, aşk hangi bedende nefes alır?"
Felix için hayat, sevgilisi Sam'in güvenli kollarında kusursuz ve tanıdıktı. Ta ki o yağmurlu geceye kadar...
Kapı çalındı. İçeri giren adam Sam'in yüzüne, Sam'in gözlerine sahipti; ama bakışları ilk defa bu kadar karanlık, bu kadar aç ve tehlikeliydi. Felix, dudaklarına kapanan o yabancı dudakların yakıcı tutkusunda kaybolurken, hayatının en büyük günahına sızdığından habersizdi.
Çünkü o gece eve gelen Sam değildi.
Yer altındaki gizli laboratuvardan kaçan, Sam'in anılarıyla beslenip Felix'e hiç dokunmadan takıntı derecesinde aşık olan yansıması; Hyunjin'di.
Biri onun geçmişi ve güvenli limanıydı, diğeri ise geleceği ve yakıcı felaketi.
"Beni öpen adam sen değildin," diye fısıldadı Felix titreyen sesiyle.
Karşısındaki karanlık gözler gülümsedi. "Seni öpen bendim Felix. O sadece seninle olan anılara sahipti, bense o anıların getirdiği yangına."
Sistem her şeyi silmeye geliyordu ama unuttukları bir şey vardı: Bir yansıma, gerçeğini yok edecek kadar büyüyebilir miydi?
Todos los derechos reservados