"Solan zambaklar değilmiş." Zorlukla nefes aldı. "Senmişsin." Saçları arasında dolanan parmaklarım birkaç saniye durulduktan sonra devam ettiler. Hasta bir adam sarhoş bir adam gibiydi ne konuştuğunu bilmezdi. Artık kelimeleri de hastalığa mağlup olmu ş titriyorlardı. "Benden giden sevgiliye yas tutmuş çiçeklerim. Sen geldiğinde anladım. Sonra..." Aklına gelen her ne ise onu durdurdu. Yere bastırdığı ellerinden destek alarak doğruldu. Kafasını iki yana sallarken kendine gelmeye çalışıyordu. Elinin birini kaldırıp yanağıma yasladı. "Nasıl Ulu Ana'nın bile beni acıtacağı bir günah olabilirsin?"
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.