Klaus öfkeyle Katherine'yi boğazından tutup havaya kaldırdı.
"Bu gün ölüceksin!"
Klaus yanında ki tahta sandalyenin bacağını koparıp Katherine'nin kalbine sivri kısmını tam batıracak iken
Luna hızla odaya girip "Kimse ölmeyecek Klaus!" Klaus, Katherine'ni bırakıp öfkeyle arkasına dönüp "Bana ne yapacağımı söyleyemezsin!" Bağırdı.
Luna korkuyla sıçrayarak geriye doğru bir kaç adım atarak "Evet söyleyemem ama birini, sevdiğim birini öldürmene izin vermem!"
Katherine şaşkınlıkla ona bakıyordu, Luna'nın Klaus'dan ölesiye korktuğunu biliyordu. Hatta ne zaman Klaus'u görse karşısında ürkek bir ceylan gibi titriyordu ama onun için savaşıyordu, kimse daha önce onun için savaşmamıştı her zaman savaşlarında tek idi.
O Katherine Pierce; tek savaşan, kaçan ve hayatta kalandı.
Katherine öksürerek "Kaç Luna!" Klaus kaşlarını havaya kaldırıp "Onu benden sen mi koruyacaksın?"
Luna yutkunup kendinden emin bir şekilde ellerini beline yerleştirip "Evet." Dediği zaman Klaus ve odanın kenarında sakince kendi halinde takılıp kitap okuyan Elijah gülmeye başladı.
Luna ikisi ona gülerken tedirgin bir şekilde Katherine'ye doğru yürüyüp "Kalkabilir misin?" Katherine ona tutunarak zar zor ayağa kalktı. Luna'ya dokunduğu zaman içindeki korku ve endişe yok olmuştu. Ne zaman onun yanında olsa kendini rahat hissediyordu.
Luna fısıldayarak "Kaçalım." Klaus ve Elijah onun dediğini duyunca daha da gülmeye başladı. Klaus zar zor gülmeye keserek elinde ki Katherine'nin gün ışığı bileziğini havada sallayarak "Bu olmadan arkadaşın çıkarsa kül olur."
Katherine gözlerini devirip "Gitmemize izin ver!" Luna ne yapacağını bilemeyerek ecel terleri döküyordu.
Fısıldayarak "Bırak gidelim." Klaus ona doğru yürüyüp bilekliği uzatarak "Bu günlük gidebilirsin." Luna hızlıca bilekliği onun elinden alıp "Hadi Katherine!"
Todos los derechos reservados