Aynı Tempoda

Aynı Tempoda

  • WpView
    Reads 4
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, May 23, 2026
Duru, hayatını disiplin, sağlıklı yaşam ve spor salonundaki antrenmanlar üzerine kurmuş, enerjik ve dikbaşlı bir fitness eğitmenidir. Kendi stüdyosunu açma hayalleri kurarken, artan İstanbul kiraları yüzünden acilen bütçesine uygun bir ev arkadaşı bulmak zorunda kalır. ​Aras ise gecesi gündüzü belli olmayan, idealist ve başarılı bir genel cerrahi asistanıdır (doktor). Hastanenin yoğun stresini ve zihinsel yorgunluğunu sadece ağırlık kaldırarak, yani ağır fitness yaparak atabilmektedir. O da hastaneye yakın, sakin bir ev arayışındadır. ​İkilinin yolları, ortak bir emlakçı vasıtasıyla "acil ev arkadaşı arayanlar" listesinde kesişir. Başta her şey mükemmel görünür: İkisi de spor tutkunudur, temizdir ve kendi alanlarına saygılıdır. Ancak bilmedikleri bir şey vardır: Aras ne kadar mesafeli, kuralları olan ve sessizlik isteyen biriyse; Duru bir o kadar hareketli, evde yüksek sesle müzik dinleyen ve her şeye karışan bir tiptir. Üstelik Aras'ın bitmek bilmeyen gece nöbetleri ve Duru'nun sabahın köründeki antrenman seansları, aynı çatı altında eğlenceli bir kaosun fitilini ateşler
All Rights Reserved
#43
ask
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • ●SiRAYET🌹●    (Bade Mahallesi)
  • yayıncı.
  • KARANLIĞA TESLİM: 5 Milyonluk Esaret (+18)
  • Her Şey Para İçin!
  • GÜLÇEHRE
  • MANŞET AŞKIM: PARIS
  • MORTEM
  • Sevdalı Ağa
  • Müvekkilim bey| texting
  • KONUK SEVMEZ DENİZ

Akın, dalgınlıkla bahçe kapısından geçip evine doğru yürürken erik ağacına tünemiş bir karaltı fark etti. Akşamın is gibi çöreklendiği gökyüzü kızılımsı hoş bir alacaya dönüştüğünden, ağacın dallarında sinsi sinsi gezenin kim olduğunu bir türlü net göremedi. Çelimsiz bedenin ebatına bakıp içinden, "Hırsız falan olmasın sakın?" Dedi. Daha erikler buğday tanesi kadar bile büyümemişken kim, ne diye erik ağacına musallat olurdu ki? Kesinlikle ya bir hırsız ya da şanlı mesleğinin kazandırdığı uğursuz bir düşmandı. Uzaktan seçemediği için mesleğinin getirisi olan hayalet adımlarla ağacın altına yürüdü. Yüksek ve kalın sesiyle, "Lan! S..." Diyecekken kollarına, hatta kucağına aniden bir şey düştü. "Sen kimsin?" Bile diyememişti. Polis Amiri Akın Avcı, gökten herkese üç elma düşecek olsa kendi payına düşenin bir kız olacağını hiç tahmin etmezdi. Ta ki dakikalar öncesinde, olaylı geçen gündüzünden dolayı "Daha da bir şey olmaz," dediği akşamına kadar... Kucağına düşen bir meyve değildi. Zannettiği gibi hırsız, uğursuz ya da düşman da değildi. Bir kızdı! Üstelik ortak bahçeyi paylaştıkları hemen yan evde ikamet eden, babasının göz bebeği komşu kızıydı! Tam o esnada bahçe kapısından içeri giren babalar, dış ışıkların aydınlattığı bahçede alt alta üst üste gördükleri evlatlarıyla şoke oldular. Aile büyüklerinin ve hemen arkalarında bekleşen mahalledeki dedikoducu kadınların tanık olduğu çok absürt bir andı. Kadınlar kazanlarını iki genç için boş laflarla kaynatırlarken sizce onlara ne olacaktı? Evden çıkma yasağı mı, yoksa nikah mı?

More details
WpActionLinkContent Guidelines