Saat 23.00

Saat 23.00

  • WpView
    Reads 1,149
  • WpVote
    Votes 54
  • WpPart
    Parts 9
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jan 6, 2016
WpInfo
Fiction
Romance
Tüm hayatımın içindesin hiç bilmeden. O kadar çok olay oldu ki haberin bile olmayan. Hepsinin suçlusu sensin. Zanlılar bir bir kaçtılar ama senin üstünde gerçek suçluların parmak izi var. Belki de sırf bu yüzden her şeyin bedelini ödemek zorunda kalırsın. Hiç düşünmedin mi bu kadar mükemmel olurken bu pislik dünyada çıplak kalırım diye. Kollarımda saklardım oysa seni çıplaklığın sadece bana ait olurdu. Bu kadar mükemmellik fazla der; eski büyüklerimizin yaptığı gibi yüzüne is sürerdim kimse seni fark etmesin diye… Biraz da olsa sevgi, ilgi görebilmek içindi önceden yalanlarım. Çişimin gelmesi kadar masum. Şimdi gerçek masumluğu çarşafta gülümseyerek izleyebilecek kadar ağırlaştı yalanlarım. Her adımını bilirken üstünde ki parmak izlerinden gerçeklere ulaşmak adına, kendi parmak izimi sende bıraktığımın farkında bile olmamışım. Dedim ya bilmediğin bu dünya düzeninde, bilmediğin olayların günahları senden çıkarıldı haberin yok. Keşke dediğim tek kişisin ama senin için bile saat 23.00 oldu.
All Rights Reserved
#656
işkence
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • KORKUT / bxb
  • YENGE | YARITEXTİNG

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines