"Abimin kaçırdığı bir hayatın bedelini, bu konağın amansız töresiyle boynuma doladılar. Ben Meva... Mardin'in kurban seçilen, ama o taş duvarların arasında küllerinden doğan o dik başlı kızı."
Meva, doğup büyüdüğü, her bir taşını ezbere bildiği Mardin'in o en ağır, en acımasız hükmüyle yüzleştiğinde henüz çok gençti. Abisinin aşiretten kız kaçırmasının bedeli, bu toprakların kadim ve kanlı yasasıyla ödetilmişti ona: Berdel. Kendi rızası dışında, Karanbey aşiretinin o sarsılmaz, o gözü kara ağası Mervan Karanbey'e gelin verilmişti.
Ancak Meva, bu zoraki evliliğin ve törenin ağırlığı altında ezilip gitmek yerine, o konağın taş avlusunda kendi zırhını kuşanmış, haklılığıyla buralarda dimdik durmayı başarmıştır. O, köşesinde susup kaderine ağlayan o eski çaresiz kız değildir; o artık törelerin bile önünde saygıyla eğileceği bir Hanım Ağa'dır.
Karşısında ise Mezopotamya ovasının sarsılmaz gücü, öfkesi kor, sadakati mermer gibi sert olan Mervan Karanbey vardı. Törelerin ve geçmişin gölgesinde, namluların ucunda başlayan bu berdel, her bir bakışta, her bir diz kırmada tehlikeli, tutkulu ve amansız bir aşka dönüşecekti.
Karanbey Konağı'na hoş geldiniz. Burada kuralları artık eski töreler değil, Meva'nın asaleti ve Mervan'ın gücü yazacak!
"Biz bu topraklara barutla geldik, berdel ile bağlandık ama birbirimizi aşkla diz çöktürdük."
All Rights Reserved