KÜÇÜK AV
Gri duvarlı bir yetimhaneden, kristal avizeli soğuk bir malikaneye savrulan beş yaşındaki Alin için hayat, hiç görmediği bir masal gibi başlamıştı. Ancak bu şatonun içinde, ona uzatılan bir el değil, buzdan bir duvar vardı: Asil.
Asil, babasının disiplinle ördüğü dünyasının tek veliahtı, evdeki sessizliğin hakimiydi. Alin, küçük kalbiyle bu devasa evde kendine yer açmaya çalışırken, Asil'in ona olan ilgisinin nefretle değil, çok daha tehlikeli ve saplantılı bir duyguyla örüldüğünü fark etmedi.Asil, bu evin hem koruyucusu hem de celladıydı. Gözleri buzdan, dokunuşu bir mühür gibiydi. Saçlarımı koklayıp "Seni koruyacak tek şey benim kurallarımdır," dediğinde, hayatımın geri kalanının onun sınırları içinde geçeceğini anlamıştım.
Ben onun oyuncağı mıydım, yoksa çok daha fazlası mı?
Karanlığın içinde kaybolmaya başladığım bu malikanede, artık tek bir gerçek vardı: Asil'in dünyasında kaçış yoktu.