"Yaklaşma bana... lütfen." dedim, sesim fısıltıdan öteye geçemeyerek.
Biliyordum; eğer bir adım daha atarsa, yalnızca aramızdaki mesafe kapanmayacaktı. Aylardır birbirimize karşı örmeye çalıştığımız bütün duvarlar da yıkılacaktı.
"Dayanamıyorum, Lavinia." dedi, mavi gözleri gözlerime kilitlenirken. "Bu kadar yakınındayken senden uzak durmak istemiyorum."
Sözleri ördüğüm duvarları yıkmak için gönderilen meteor parçalarıydı sanki, yutkundum. Muhafız Alpay Kandemir'i ilk kez bütün zırhlarından arınmış hâliyle görüyordum. O ana dek sakladığı her duygu, mavi gözlerinden okunuyordu.
İtiraz etmek için dudaklarımı araladım.
Ama bazı anlar vardır; kelimeler geç kalır.
Zaman, görünmez bir el tarafından yavaşlatılmış gibi ağırlaştı. Aramızdaki son mesafe de sessizce eriyip gitti.
Muhafız Alpay Kandemir'in dudakları, dudaklarımı mühürledi ve aylardır örmeye çalıştığımız duvarları bir öpücük ile yerle bir etti.
"Kanatlarını sana geri vereceğim Lavinia. Ve sen güzel gözlerini de alıp hayatımdan sonsuza dek kaybolacaksın Ölüm Çiçeği."
°
"Ben, kanatlarına ölümün çaresizliğini ilmek ilmek işleyen bir Ölüm Çiçeği'ydim. Nereden bilebilirdim ki yok oluşumun aslında kızıl şafakta, kimsenin bilmediği en ücra köşelerde bir başlangıcı olduğunu?"
°
⚠️DİKKAT⚠️
KURGUNUN TÜM HAKLARI ŞAHSIMA AİT OLUP, HERHANGİ BİR ÇALMA, KOPYALANMA DURUMUNDA GEREKLİ HUKUKİ İŞLEMLER UYGULANACAKTIR!
YAZAR:HİTAFMİTAF
All Rights Reserved