ARAMIZDA KALSIN

ARAMIZDA KALSIN

  • WpView
    Reads 263
  • WpVote
    Votes 49
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jul 7, 2026
Ayça için hayat, doğup büyüdüğü o sıcak mahallenin sokaklarından ve yıllardır kalbinin en kuytu köşesinde büyüttüğü platonik sevdadan ibaretti. Sokağın hemen karşısında yaşayan, çocukluğundan beri adeta gölgesi olan o genç adama beslediği aşkı içine gömmek, onun için bir yaşam biçimi haline gelmişti. Aynalara küskün esmerliği ve bir türlü barışamadığı kusurlarıyla Ayça, onun "ulaşılmaz" dünyasında asla yer bulamayacağını çok iyi biliyordu. Aşık olduğu adamın başka ile tayini çıkınca beyninden vurulmuşa dönen Ayça, deli bir rüzgara kapılarak aşk itirafını yapar ve her şeyin bittiğini sanar. Zaman geçip roller tamamen tersine döndüğünde; gidenler pişmanlıkla mahalleye geri döndüğünde ve Ayça'nın hayatına yepyeni bir hikaye dahil olduğunda, aşkın ve gururun o tatlı savaşı asıl şimdi başlayacaktı. ** "Ayça...Lütfen." "Bu gün burada konuşulan her şey aramızda kalsın." **
All Rights Reserved
#98
mahalle
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Gülzar-ı MiR
  • Ev Arkadaşı?|CemNis
  • Merhaba Ögretmenim (Tamamlandı. )
  • Sisli Gece
  • ARAFTA ZEMHER_i
  • LAHZA-Ölümün Nefesi  (+18)
  • Karanlığa Rehin
  • Kendi Başarın
  • LİDERİN GÖZLERİ
  • KABA ÇOCUK (TAMAMLANDI)

İki farklı dağ, iki ayrı aşiret... Birinde yatağa mahkum bir adam: Mirza Altunhan. Diğerinde narin ama dimdik duran bir kadın: Gül Karahanlı. Aşiret töresinin gölgesinde, geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bir evlilik... Gül, abisinin işlediği bir günahın bedelini bedenini vererek öder. Mirza ise yıllar önce geçirdiği bir kazanın ardından yatağa mahkûm, sesi susmuş, yürüyemez bir adamdır artık. Ama gözleri konuşur. Gözleri, Gül'e dokunur. İntikamla başlayıp, şefkatle büyüyen bir beraberlik. Suskun bir aşkın gözlerle yazılan hikâyesine dönüşür. Gül başta yalnızca merhametle yaklaşır Mirza'ya. Fakat zamanla kalbi, onun bakışlarındaki kırılmışlığı, içindeki çığlığı ve unutturulmaya çalışılan umudu duyar. Şefkatiyle kanatlanan bu aşk, yalnızca iki yüreği değil, iki aşireti de yeniden şekillendirecektir. Ama Altunhan konağında fırtınalar eksik olmaz: Hırs dolu bir üvey anne... Karanlık emelleri olan bir üvey kardeş... Ve her şeyin üstünü örten töre duvarları... "Bir insan ne zaman gerçekten sağ kalırdı? Bedenen iyileştiğinde mi, yoksa kalbine dokunulduğunda mı?" "Altunhan ile Karahanlı'nın kalemle değil, kalple yazılmış hikâyesi..." Aşkın susarak bile haykırıldığı bu roman, yüreklerin en derin yerine dokunacak. ---

More details
WpActionLinkContent Guidelines