"Ben altı yıldır her gece, senin çilek kokunla uyanıp kendime küfrediyorum. Arkadaşımın yüzüne bakarken yerin dibine giriyorum. Şimdi anladın mı? Duymak istediğin bu muydu?"
Selin için Baran; çocukluğundan beri sırtını yasladığı güvenli bir dağ, abisinin yarısı ve her düştüğünde elinden tutan "Baran abisiydi." Dünyadan habersiz, gamsız hayatında etrafındaki erkeklerin neden ondan aniden uzaklaştığını, okul çıkışlarında Mert'lerin neden bir anda ortadan kaybolduğunu hiç sorgulamamıştı. O güvenli limanın arkasında, kendisini herkesten ve her şeyden kıskanan vahşi bir yangın olduğunu görene kadar...
Baran içinse cehennem yedi kat yerin altında değildi; can dostunun evinde, her saniye çilek kokan o odanın tam karşısındaydı. Altı yıl boyunca bir abi maskesinin arkasına sığınarak kalbine gömdüğü o yasak aşk, Selin'in büyümesiyle ve cüretiyle artık zapt edilemez bir barut fıçısına dönmüştü.
Sınırlar bir kez ihlal edilmiş, o sarsılmaz baraj yıkılmıştı. Ve o enkazın altında ya ikisi de kül olacaktı ya da o yangında beraber yanacaklardı.
"Sana yaklaşmak günahtı, uzaklaşmak ölüm gibi..."
All Rights Reserved